23 Eylül 2010 Perşembe

deniyorum dostlar

Son zamanları hayatın
Meşeden bir baston taşımakta hasta, yorgun bedenim
Bir kaç adım.. Nefes nefese..
ve bir park arıyor yarı açık gözlerim
Yeşilin sahte olduğu..
Çocuk sesleri alıyor yerini annemin ninnilerinin
Gözümü kapıyorum..
Açıyorum..
Son bir can havli kırık dökük banktan doğrulmak için
Başarıyorum..
Gururlu bir keder eşliğinde

9 Eylül 2010 Perşembe

bir kadeh şarap ile bir kadeh rakının farkı

diye bir soru sorsalar ne dersiniz? ya da ben ne derdim.. içince karar verdim.. ikisininde ağırlığı aynı.. 1 kg demir 1 kg pamuk misali.. çok dert etmemek lazım böyle durumlarda içtikten sonra çıkıyor ederi..

23 Haziran 2010 Çarşamba

Birşeyhler Daha

Kanımca savaş şu demektir; Tanrıların sofrasında insan eti hani aç karınları doyuran

Ne Demişler

Yüzündeki çizgilerle, saçındaki beyazlarla benim için eskisinden daha güzelsin..

22 Haziran 2010 Salı

Kırık kalem

Hafif serin bir yaz akşamı
Hani tanıdığım günlerden biri, seni
İçim üşüyor 
Düşünmeye çalışıyorum olmuyor
Yazmak desen kalemim yok..
Kırık..

Oluvermiş

Erdal Erzincan'ın Semah Resitali eşliğinde başlamak en mantıklısı olsa gerek şu satırlara.. Bir süredir yoğunum, bir süredir kafamda Cern te ki çakışmalar cereyan eder oldu. Bazı şeylere anlam veremiyorum denememe rağmen, an geliyor cumburlop gün geliyor hebelüp kelimeler birbirini kovalıyor, sonra şabalak cümleler peşisıra çıkıveriyor ağızcağızımdan hüzünlenmiyor değilim ama...  Anlık bir bocalamaca oluyor sonra "sur" un üflenişi ardına gelen anlık sessizlik geliyor aklıma..Sonrası kızılca-kıyamet..