MARMARAY PROJESİ
TARİH YENİDEN YAZILIYOR…
Kim bilebilirdi ki güzelim İstanbul’un trafik sorununun gün gelip de imparatorluklar başkentine koca bir yara olacağını. Sanırım geçmişte bu düşüncenin getirisi olarak, bir çeşit ütopyanın kollarının arasında olduğumuzu düşünürdük ya da köyün delisi seçilirdik.
Birçoğumuz Marmaray projesine tepki koymakla beraber, bu yazıdaki olaya bakış açımız diğerlerinden biraz daha farklı bir perspektifte yer almakta. Öyle sanıyoruz ki bir proje gereği o arazi kazılmak durumunda olunmasaydı, ne bizlerin İstanbul’un o büyüsünü aldığı tarihi hakkında yeni bilgilerimiz olacaktı ne de bilim adamlarına o bölgede arkeolojik kazı yapılması için izin verilecekti.
Teknik açıdan da bakacak olursak İstanbul’un var olduğu her zaman bilinen ama bulgularına pek ulaşılamayan Neolitik döneminden bihaber 2010 kültür başkentinde yaşamayı devam ettirecektik. Pek çok açıdan bakacak olursak sonsuz tepkilere kucak açan Marmaray Projesi’nin zamanlamasının mükemmel olduğunu görmek -2010 Kültür Başkenti olması açısından- ve kazıların kararlı bir şekilde devam etmesinin İstanbul’un kültür hayatına katkılarının ileri boyutlara ulaşacağını öngörmek çok da zor olmasa gerek.
Pek fazla bilinen bir bilgi olmamakla birlikte aslında Marmaray Projesi de tarihi değeri olan bir proje olarak literatürlere girebilecek kapasitedir. Çünkü İstanbul Boğazı’nın altından geçecek bir demiryolu tüneli ile ilgili düşünce, ilk olarak 1860 yılında ortaya atılmıştır. Tabiî ki dönemin teknolojik şartlarında bu pek olası bir durum değildi.
Marmaray Projesi çerçevesinde, İstanbul Boğazı’nın geçilmesinde kullanılacak teknik olan batırma tüp tünel tekniği 19. yüzyılın sonlarından itibaren geliştirilmiştir. Yine aynı yıllarda ilk batırma tüp tünel, 1894 yılında Kuzey Amerika’da inşa edilmiştir. Marmaray Projesi ile ilgili 1987 yılında ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdü gerçekleştirilmiş ve raporlanmıştır. 1987 yılında ana hatlarıyla belirlenmiş olan proje, bu dönemi izleyen yıllar içerisinde tartışılmış ve 1995 yılında daha detaylı etüt ve çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 1999 yılında ilk resmi imzaların atılmasıyla proje şekillenmiştir. Görüldüğü üzere İstanbul Boğazı’nın altından geçecek bir tünel projesi -Marmaray- yaklaşık olarak 150 yıllık bir oluşum sürecinden geçmiş tarihi bir proje halini almaktadır.
Öyle sanıyoruz ki İstanbul’un iki yakasını bir araya getireceği düşünülen proje beklendiğinden büyük bir misyon üstlenerek İstanbul’un bugünüyle, tarihi geçmişinin de köprülüğünü yaparak Kültür başkentimize katkıda bulunacaktır. Kazı alanı içinde İstanbul tarihine ışık tutacak çeşitli önemli buluntular elde edilmeye devam etmektedir.
Bilindiği üzere arkeolojik kazılarda 30’dan fazla batık ortaya çıkarılmış ve kimi eserlerin konservasyon* ve restorasyonlarına başlanmıştır. İstanbul'un ilk surları olduğu tahmin edilen sur duvarı, 4. yüzyıla tarihlenen potern (bir çeşit tünel) , 5. yüzyıla tarihlenen Thedosios sahil suru gibi önemli eserler yine bu kazılar sırasında ortaya çıkmıştır. Buradaki kazılar neticesinde M.Ö 6 bin 200 - 6 bin 400’lü yıllara kadar gidildi. İlk tarımcı toplulukların burada yaşadığı belgelendi ve Bizans dönemi gemiciliği, gemi yapım teknikleri hakkında bilgiler edinildi.
Sondaj çalışmalarında eksi 6 metre kotunda içi ve dışı siyah, gri renkli, çok iyi perdahlı çanak çömlek parçaları ile kemik ve çakmaktaşı aletler tespit edilmiş, bununla birlikte bir buğday başağını da gün yüzüne çıkarıldığı belirtilmiştir. Dağılmış vaziyette buğday ve saman kalıntılarının da bulunduğu açmada eksi 8 metrede de 4 adet işlenmiş ahşabın tespit edildiği belirtilmiştir. Sondaj çalışmalarının devam ettiği esnada yine perdahlı çanak çömlek parçaları, kemik ve çakmaktaşı aletler ile ahşap parçalarının görüldüğü Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından açıklanmıştır. M.Ö 6 bin 200 - 6 bin 400’le tarihlenen “Neolitik döneme ait bulgular şüphesiz ki daha eski tarihi buluntulara ve bilgilere ulaşılmasında büyük katkıda bulunacaktır.
Uzun bir süre ütopya olarak süren bir projenin gün gelip de gerçekleşecek olması hayali ve bu hayalin arkeolojik açıdan İstanbul’a ileri seviyede katkılarının olacağı aşikâr. Boğaz kentin tarihlendirilmesine yön verecek buluntuların Türkiye’nin kültür turizmine yararı, bilim adamlarını heyecanlandıran buluşlardır.
2010 Kültür Başkenti olan İstanbul’un sürpriz oyuncusu, sözünü ettiğimiz olgunun ortak adı: Marmaray Projesi…
Tarih yeniden yazılıyor!
Yazı: Onur KAMİLOĞLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder